Bankalar Ne İster, Fintech'ler Neler Sağlar?

Fintech’lerin bankalar ile iş birliği yaparak ekosistemi güçlendirdiği, oyun dinamiklerinin ise hızla değiştiği bir sektördeyiz. Hizmet ve çözümleriyle bankaların yanında yer alan bir fintech olarak, her zaman yenilikçi ürün ve hizmetleri sunmak ana hedefimiz. Bu yazımızda bankaların fintech'ler ile olan ilişkilerine bir parantez açarken, birlikte dönüşen sektörün geleceğini de mercek altına aldık.  

Finansal teknolojiler ekosistemi oldukça hareketli geçen 2018-19 döneminin ardından 2020 yılında pandemi sürecinin de etkisiyle gücünü ve etki alanını büyüttü.

Fintech’ler, kullanıcı davranışlarının teknoloji ile yeni dinamiklere bürünmesiyle birlikte etkisini katladı. Tüm bu değişim süreçlerinden birlikte etkilenen ve birbirlerini büyütenler ise bankalar ve fintech’lerden başkası değildi.

Bankalar ve Fintech’ler Birbirlerini Tamamlıyor

Bankacılık, yoğun rekabetin yaşandığı oldukça dinamik ve aktif bir sektör. Bankalar bu yoğun rekabet ortamında rakiplerinden bir adım daha önde olabilmek için sürekli bir gelişim ve dönüşüm çabası içerisinde hareket ediyor. Müşteri talep ve beklentilerinin bu denli arttığı, rekabetin hiç olmadığı kadar yoğun yaşandığı günümüzde, tek başına çözüm üretmeye çalışan bankaların işi gittikçe zorlaşıyor.

Fintech’ler tarafında baktığımızda ise; “Fintech” geleneksel finansal hizmetleri artırmak, bir düzene koymak, dijitalleştirmek ve işlemleri kesintiye uğratmamak için kullanılan teknolojiler bütününü ifade ediyor. Aynı zamanda hem bilgisayar hem de mobil tabanlı araçlar için yazılım, algoritma ve uygulamaları da kapsıyor. Fintech platformları ödeme almak, hesaplar arasında para taşımak, faturaları ödemek gibi sıradan görevleri mümkün kılıyor. Müşterilerine farklılık sunmak ve rakiplerinden önde yer almak isteyen bankalar ise, tüketiciye yönelik çözümleri için fintech’i kullanıyor. Türkiye’de fintech, bankacılık sektörünün yıllar süren gelişimi ve her krizde biraz daha kendisini güçlendirmesi ve geliştirmesi nedeniyle regülasyonlara bağlı olarak ilerliyor. Bankaların büyük çoğunluğu fintech’leri rakip olarak değil, çözümlerini müşterilerine hızla sunabilecekleri çözüm ortağı olarak görüyor.

Banka - Fintech iş birliği neden önemli?

Son dönemde yapılan tüm araştırmalar, fintech’lerin bankalara kıyasla müşterilere daha fazla pozitif bankacılık deneyimi yaşattığını ortaya koyuyor. Temel noktalardan bir diğeri ise, bankalarla fintech’ler arasında müşteri odaklı çözümler yaratma konusunda her zamankinden daha fazla iş birliği imkânı oluştuğu yönünde.

Capgemini ve EFMA tarafından hazırlanan "2020 Dünya Fintech Raporu", banka-fintech iş birliklerinin önemini vurgularken, mevcut çalışmalarda istenen sonuçların alınamama sebeplerini de masaya yatırıyor.

Rapora göre;

Bankalar, müşterilere daha iyi hizmet sunabilmek için ön uç yatırımlar yapıyor ancak bu yatırımlar mevcut çalışmaların devamlılığı konusunda yetersiz kalıyor. Bu eksikliği kapatmak için bankaların en kritik süreçlerini fintech iş birlikleri ile dönüştürmesi gerekiyor. Etkin iş birlikleri yapabilmek ise; fintech’lerin bir startup gibi davranmaktan vazgeçmesi, her iki tarafın da çalışan, finans, iş yapma ve teknoloji bakımından belirli bir olgunluğa ulaşması esasına dayanıyor.  

Bankaları ortak bir paydada buluşturuyor, yeni ağlar geliştirmeye odaklanıyoruz.

Bankaları ortak bir paydada buluşturan ve yeni ağlar kurmaya ve geliştirmeye odaklanan bir fintech olarak, bu değişim ve dönüşüm dünyasına önderlik ediyoruz. Müşterilerimizi bankalarla tek tek anlaşma zahmetinden kurtaran ve tüm banka kartlarıyla uyumlu çalışan CepPOS platformumuz ile fark yaratıyoruz. TCMB lisanslı ve PCI-DSS 1. seviye sertifikasına sahip CepPOS, elle bilgi girişinin yanı sıra akıllı telefonun kart tarama ve temassız işlem fonksiyonlarını kullanarak da ödemenin kolayca tamamlanmasına imkân tanıyor. Tek imza ile tüm bankalarla uyumlu bir sistem sunan CepPOS platformu, her an her yerde tahsilat yapabilmeyi mümkün kılıyor. Sektörde bir ilk olan ve bayilerimizin POS keşmekeşini sona erdirerek tüm banka kartları ile uyumlu çalışan Türkiye’nin ilk fiziksel POS sistemi PayPOS’u da unutmamak lazım.

Sektörün en deneyimlisi olarak sorumluluğumuzu biliyoruz.

Paynet olarak müşterilerimize daha iyi bir hizmet sunma hedefiyle, bankalarla birlikte yürüttüğümüz çalışmalara yenilerini ekliyoruz. Paynet sayesinde tek bir sözleşme ile tüm bankaların ödeme imkanlarından faydalanabilen şirketlere; tahsilat süreçlerini web, mobil veya fiziksel mağazalardan yönetebilme kolaylığını yaşatıyoruz.

Sert regülasyonlarla çevrili bankalarla çalışmak bizim için çok kolay. Güçlü fraud ve siber güvenlik altyapımız ile fark yaratıyoruz. Yeni mobil teknolojilerin yaygınlaşması ile birlikte, dijitalleşmenin ve bütünleşik çalışmanın getireceği faydalara odaklanıyoruz. 2018 yılında yürürlüğe giren, II. Avrupa Birliği Ödeme Hizmetleri Yönergesi’nin (PSD2) Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de ödeme sistemleri üzerinde önemli etkileri olacağını düşünüyoruz. PSD2, Bankaların API’leri kullanılarak ödeme alıcı ile ödeme yapan arasında direkt bir link kurmaya yardımcı olacak. GDPR ve KVKK’da olduğu gibi tüm uyum süreçleri ve gelecek regülasyonlar için hazırlıklarımızı bugünden yapıyoruz.

Geleceğin finans dünyasını hazırlarken, günümüz ihtiyaçlarını ötelemiyoruz.

Bayi ağı tahsilat yönetimi lideri olarak, B2B alanında sektörün açık ara en tecrübeli firması olmanın gururunu yaşıyoruz. Geniş ürün portföyümüz, güçlü finansal yapımız ve banka ilişkilerimiz ile dönüşüme öncülük ediyoruz.

Dün başlattığımız, bugün liderlik ettiğimiz, gelecek inşasını güçlendirerek sürdürdüğümüz sektörde;

Net bir vizyon ile güvenli adımlar attık.

Finansal ödeme çözümleri sektöründe geleceği şekillendirmeyi ve finansal teknolojileri herkes için ulaşılabilir kılmayı kendimize ilke edindik.

Farkındalık yaratmak için hep dinamik kaldık.

Sektörde ilkleri gerçekleştirirken, pazarda meydana gelecek değişim sinyallerinin farkında olarak geleceğe hazırlandık. 

Stratejimizi kurgularken problemlere odaklandık. 

Stratejik yapımızda her zaman yenilikçi ürünler ve hizmetler sunmayı hedefledik. Sürdürülebilir stratejimizin odağına ise entegrasyonu ve problem çözme arzumuzu yerleştirdik.

Müşteri odaklı yaklaşımımızı hep koruduk.

Müşteri taleplerini ve sorunlarını önceliğimize aldık. Kullanıcı deneyimi yüksek ürünlerimizi, güçlü iletişim kanalları ile birleştirerek tam bir müşteri memnuniyeti sağladık.

İş birlikleri ile büyüdük, büyüttük.  

Daha geniş ve güçlü ağlar için işbirlikleri yaptık. Sektör paydaşlarımız, düzenleyici kuruluşlar, bankalar ve müşterilerimiz ile hep doğrudan çalıştık.

Kararlılığımızı sürdürdük.

Finansal teknolojileri herkes için ulaşılabilir kılma kararlılığının heyecanını ilk günkü gibi koruduk.

Çevik ve uyumlu olduk.

Sert regülasyonlarla çevrili bankalar ile ortaklaşa çalışmalarımız, entegrasyon ve finansal çözüm çeşitliliğimiz ile ödemelere aracılık ettik. Yeni finansal düzende, her zamankinden çok müşteri gözü ile bakabilmenin ve müşteri gibi düşünebilmenin çok kritik olduğunu biliyoruz. En iyi deneyimi yaratan servislerimiz ve ürünlerimizle müşterilerimizin yeni ihtiyaçlarını da düşünerek çözüm geliştiriyoruz. Kullanıcı deneyimi yüksek ürünlerimiz, güçlü iletişim kanalları ile birleşince tam bir müşteri memnuniyeti sağlıyor. Köklü finansal kuruluşlar ise, seçimlerini güvence altında yapabilmek için Paynet’i yanlarında görmek istiyor.